"Yoluma devam ettim, telefonu kulağıma götürdüm. Birden bir koşma sesi duydum. Arkama bakar bakmaz iki kadın da bana saldırdı. Ama ilk önce başörtüme saldırdılar, küfürlerine devam ettiler. Kafama vurdular, boğazımı sıkmaya çalıştılar! Sonra eşarbımı çıkartmaya çalıştılar! Elimle engel olmaya çalıştım. Sonra sarı saçlı olan kadın bir tokat attı, siyah saçlı kadın ise poşetteki sert bir cisimle kafama vurdu. Ben sersemleştikten ve kendimden geçtikten sonra eliyle eşarbımı aldı, başımdan çıkarttığı gibi nefretle 'Tayyip Erdoğan size çok yüz vermiş' diyerek önce başörtümü yere attı sonra 'Bu paçavraları size yedireceğiz' gibi sözler söyledi.""Sonra ben bağırmaya başladım. 'Örtülüyüm diye beni dövüyorlar, darp ediyorlar, başörtümü başımdan çıkardılar' diye bağırdım. Etraftaki gençler herhangi bir kavga olmadığını anlayınca yardıma geldi. Videoyu çeken kadın ise 'Ben hamileyim, yardım edemiyorum, kadına yardım edin!' diye bağırdı. O gençler gelip ayırdılar. Kaçmaya çalıştılar ama ben önlerini kestim. Yine saldırdılar bana. Siyah saçlı olan kadın kaçtı, sarı saçlı kadın ise yine bana saldırdı ve gençler müdahale edince kaçtı.""Yüzüm gözüm şişti, gözümün önü mosmor olmuş, çok kötü darp edildim. Büyük bir şok da yaşadım. Çünkü ilk defa böyle bir şey yaşıyorum. Böyle bir şey başıma hiç gelmemişti. Ankara böyle bir şey ne gördüm ne duydum. Böyle olayları televizyonlarda görüyorduk. Başıma bir gün geleceğini hiç düşünmemiştim. Şok yaşadım. İki gündür gözüme uyku girmiyor, korkuyorum, sürekli rüyamda bana saldırıyorlar! Eşim beni uyandırıyor."Ayfer Çökmez, son söz olarak ise "Polis geldikten sonra karakola gittim ve şikâyetçi oldum, darp raporu aldım. Ben travma geçirdiğim için ne eşimi aramak ne de polisi aramak aklıma geldi. Aklım durmuştu. Nefretlerini kustular, nefretle 'Tayyip Erdoğan size yüz verdi' diyerek eşarbı yere attılar, başörtüsüne 'paçavra' deyip küfrettiler. Bunun peşini bırakmayacağım. Benim hayatımı mahvettiler." dedi.Çocuklarının ve eşinin de psikolojisinin bozulduğunu belirten Çökmez, "Eşim de çocuklarım da şok yaşadı. Allah bir daha böyle bir şeyi yaşatmasın. Bu kadar kin, bu kadar nefret… Örtülülere karşı bu kadar nefret ne ya! Nerede yaşıyoruz? Turistlere gelince bir şey yapmıyorlar, iyi karşılıyorlar ama kapalılara böyle yapıyorlar. Hangi ülkede yaşıyoruz? Burası İslam ülkesi, burası Türk devleti. 'Özgür, özgürlük' diyorlar ama başkasının özgürlüğünü kısıtlamakla özgürlük olur mu?" şeklinde konuştu.
Ayfer Çökmez'in müezzin eşi Yasin Çökmez ise şunları söyledi: "Olayı öğrendiğimde şoke oldum. Eşimin kız kardeşi haber verdi, karakola nasıl gittim hatırlamıyorum. Karakola vardığımda eşimi perişan halde gördüm, hüngür hüngür ağlıyordu. Kahroldum. Böyle olayları haberlerde izlerdik ama başa gelince maalesef ciddi boyutta olduğunu anladım. Demokrasi ve özgürlük ülkesiyiz. Kimse kimsenin özgürlüğünü kısıtlayamaz. Kimse kimsenin giyimine kuşamına karışamaz, asla! Bu olaydan dolayı gerçekten muzdarip olduk. Böyle bir şeyi asla kabul edemeyiz. Gereken neyse yapılacaktır, takipçisiyiz. Büyük ceza almalarını istiyoruz, adalete güveniyoruz. Şiddeti kınamak bir yana lanetliyorum. Kız kardeşim açık, kendi kızım açık, akrabalarımın yüzde 90'ı açık… Şimdi! İyi o zaman… Bir gün 'Siz niye açık giyiniyorsunuz?' diye saldıralım mı? Öyle bir şey olur mu ya! O zaman nerede kaldı özgürlük, nerede kaldı adalet!"
.png)
English (United States) ·
Turkish (Turkey) ·