Çalışmanın sağlığına da iyi geldiğini söyleyen Deviren, “Geliyorum, gidiyorum. Emekli olduk da yani ben evde oturmayı sevmiyorum. Esnaf böyle olur, oturamaz, sıkılır. 1-2 saat oturduktan sonra artık geliyorum dükkâna, ‘Eşimi dostumu görüp bir bardak çay ısmarlayayım’ diyorum. Namaz vakitleri gelince namaza çıkayım, akşam 18.00’da da evime gideyim diyorum. Her şey para kazanmak değil, hareket etmek sağlık açısından da önemli. 1 buçuk sene önce dükkânı açmayınca maşallah 10 kilo aldım. Ama şimdi vermeye çalışıyorum, veremiyorum. Oğlum 9 yaşından beri yanımda. 47 yaşında, 35 senelik köfteci. Ama ben olduğum vakitte çekiniyor girmek istemiyor, ‘Babam var’ diyor, geri kalıyor, servis falan yapıyor” diye konuştu.

“İşi öğrenme gayesi yok, para kazanma gayesi var”
Gençlerden çırak yetişmemesi konusunda şikayetini dile getiren Fahrettin Deviren, “Kimse yetişmiyor, çocuk yok. Şimdi hep okuyalım okuyalım, hep okuduk. Şimdi okuduktan sonra 18 yaşına gelen bir çocuğu eğitmek zor. 11-12 yaşında ilkokulu bitirmiş, gelmişse yanıma olur. Şimdikilerde sebahat yok. Adam liseyi bitiriyor, liseden sonra ‘Ben ne olacağım’ deyip üniversite okumaya karar veriyor. Ondan sonra yaş oluyor 22-23, ne meslek ne iş. Hiçbir meslekte çırak, kalfa yetişmiyor. Daha kapıdan girerken ‘Usta kaç para vereceksin?’ diyor bana. Ben bu adama ne diyebilirim ki? İşi öğrenme gayesi yok, para kazanma gayesi var. ‘Ben günümü gün yapayım, gerisi sorun değil’ diyor. Gelsinler çalışsınlar. Gidiyorlar kahve köşesinde oturuyorlar, alıyorlar ellerine telefonu. Sen gel bugün 30-40-50-100 TL’ye çalış, yarın 200 TL al. Bugün bu ocak ustasının yevmiyesi 250 TL. Çalış, öğren, yap” ifadelerini kullandı.
.png)
English (United States) ·
Turkish (Turkey) ·