
Son dönemde yaşadıklarımız kıyameti anlatan bir filmin senaryosu olsaydı film diğer yönlerden ne kadar güçlü olsa da inandırıcı olmayan konusu nedeniyle IMDB’de muhtemelen hepimiz çok düşük puanlar verirdik! Peki, ya aslında kıyameti değil kıyamet sonrasını yaşıyorsak?
Kıyamet fikri binlerce yıldır insanlığın korkulu rüyası olmuştur. İklim krizi, çevresel felaketler ve türlerin yok oluşu yoluyla yaşanacağı hayal edilen tüyler ürpertici senaryo bugün artık pandemiler, kapitalizm ve faşizm virüsleri gibi diğer pek çok büyük tehdidin birleşmesiyle meydana gelen çarpışmalar şeklinde ortaya çıkıyor. Peki ya aslında Kıyamet çoktan, biz fark etmeden geldiyse ve bizler Kıyamet’in sonrasındaki bir çağda yaşıyorsak?

Sayfa: 192
KIYAMETİN ARDINDAN
Filozof Srećko Horvat, Kıyametin Ardından kitabında Kıyamet olgusunu bambaşka bir şekilde ele alıyor. Gelecekte kapımızı çalacağını düşündüğümüz Kıyamet’in dünyanın farklı yerlerinde halihazırda yaşandığını göstererek çok geç olmadan yok oluşu önlemenin yollarının neler olduğunu anlatıyor.

Srécko Horvat
KİTLESEL BİR YOOK OLUŞ
İhmal edilmiş filozof Günther Anders’in çalışmalarından yola çıkan Horvat, felsefi bir yaklaşımla çizdiği ana hatlarla, alternatiflerimizin artık yalnızca sosyalizm veya barbarlık olmadığını, iş işten geçmeden dünyanın radikal bir şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini, aksi takdirde kitlesel bir yok oluşa sürüklendiğimizi dile getiriyor.
İletişim için:
Kitap@ensonhaber.com.tr
.png)
English (United States) ·
Turkish (Turkey) ·