
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye ekonomisi, 2021'in üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 büyüme kaydederek, geleceğe yönelik de olumlu sinyal verdi.
ASKON: EKONOMİ POLİTİKALARININ SAĞLANMASININ ZOR OLDUĞU BU DÖNEMLERDE MEMNUN EDİCİ BİR DURUM
Büyüme rakkamıyla ilgili görüşlerini aktaran Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, küresel çapta yaşanan büyük sıkıntılar nedeniyle öngörülebilir ekonomi politikalarının sağlanmasının zor olduğu bu dönemlerde büyüyen bir ekonomiye sahip olmanın memnun edici bir durum olduğunu belirterek, "Ülkemiz, bu ortamda ekonomisini büyütebilen yegane ülkelerden birisi olmuştur." ifadesini kullandı.

"ÜRETİM VE İHRACATA DAYALI MODEL EN SAĞLIKLI VE EN SAĞLAM EKONOMİ MODELİDİR"
Orhan Aydın, şartlar ne olursa olsun yatırım, üretim ve ihracata dayalı modelin en sağlıklı ve en sağlam ekonomi modeli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Yatırımcı, üretici ve ihracatçı her daim desteklenmelidir. Yarınların inşası bu 3 temel ögeden geçmektedir. Hiç kimse küresel anlamda yaşanılan bunca olumsuzluklar içinde dört dörtlük bahar havasında bir tabloya erişemez. Dünya genelinde yaşanılan ciddi sıkıntılardan bahsediyoruz. Bu nedenle bazı sektörler büyürken, bazı sektörler de dönemsel olarak küçülmeye gidecektir. Önemli olan mağduriyetleri asgariye indirerek, güçlü yanlarımızı geliştirerek bu zor süreçten bizi güçlü çıkartacak adımları atmamızdır. Büyüyen ve müreffeh bir Türkiye görmek istiyorsak ev ödevlerimiz bellidir. Bunlar da daha çok yatırım, daha çok üretim ve daha çok ihracattır."

MÜSİAD: 2021 YILI GENELİNDE ÇİFT HANELİ BİR BÜYÜME BİZLER İÇİN SÜRPRİZ OLMAYACAKTIR
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), Türkiye ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğindeki yüzde 7,4'lük büyüme oranıyla güçlü ve istikrarlı yapısını yeniden bütün dünyaya gösterme imkânı bulduğunu bildirerek, "Büyümede ihracat rüzgârının son çeyrekte de sürmesi, iç talepteki canlılık ve faiz indirimleriyle ivme kazanacağına inandığımız yatırımların da etkisiyle, 2021 yılı genelinde çift haneli bir büyüme bizler için sürpriz olmayacaktır." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, birçok ülkenin koronavirüs sonrası adeta bir “hayatta kalma mücadelesi” verdiği, Türkiye ekonomisinin ise yüzde 7,4’lük büyüme oranıyla güçlü ve istikrarlı yapısını yeniden bütün dünyaya gösterme imkânı bulduğu ifade edilerek, şunlar kaydedildi:
"Yüzde 7,4’lük bu oran, Türkiye ekonomisinde temel lokomotiflerin artık pozitif büyüme rayına tamamen oturduğunu göstermektedir. Ekonomimizin salgın sonrası normalleşmenin başladığı 2020 yılı üçüncü çeyreğinden itibaren 5 çeyrek boyunca kesintisiz pozitif büyümesi ve 2021 yılının ilk 3 çeyreğine ilişkin büyüme oranının yüzde 12,2’ye ulaşması, sürdürülebilir bir büyümenin sinyallerini vermesi bakımından oldukça önemlidir.
G20 ülkelerinin ortalama büyüme hızına baktığımızda, Türkiye ekonomisinin başarılı performansı daha net bir şekilde anlaşılmaktadır. İngiltere’nin yüzde 6,6, Çin ve ABD’nin yüzde 4,9, Euro Bölgesi'nin yüzde 3,7, Almanya’nın yüzde 2,5 ve Japonya’nın sadece yüzde 1,4 oranında büyüyebildiği bu dönemde Türkiye’nin yüzde 7,4 ile G20’nin zirvesinde yer alması, taraflı/tarafsız herkesin takdirini hak etmektedir."

İTO: BÜYÜME; ÜRETİM, İHRACAT VE İSTİHDAMI ÖNCELEYEN POLİTİKALARIN DEVAMININ ÖNEMİNİ GÖSTERDİ
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 7,4 büyümesinin özel sektörün potansiyelini ve üretimdeki kararlılığını ortaya koyduğunu kaydetti.
Türkiye’nin, yönünü cari açığı sıfıra indirmeyi esas alan politikalara çevirmesinin çok değerli olduğunu vurgulayan Avdagiç, "İnanıyorum ki 2020’ler, Türkiye üretim ve ihracat tarihinin bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçecektir. Bu süreci başarıyla tamamladığımızda cari açık, kur, enflasyon gibi meseleler kalıcı olarak rafa kalkacaktır. Cari açığın gündemimizden çıkarılması, Türkiye'yi hem ekonomik hem de siyasi olarak çok daha iyi bir seviyeye taşıyacaktır. İhracat ve sanayi üretiminde elde edilen artışın devamı ve buna bağlı olarak enflasyon-kur-faiz üçlüsünün uyumu da büyüme trendinin sürekliliğini sağlayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
"TÜRKİYE ÜRETTİKÇE BÜYÜYECEK, BÜYÜDÜKÇE DAHA DA GÜÇLENECEK"
Büyümenin niteliğinin önemine dikkati çeken Avdagiç, şunları kaydetti:
"Üçüncü çeyrek büyümesi, Türkiye ekonomisinin gücünü yansıtıyor. Türkiye, küresel salgın şartlarında yılın üçüncü çeyreğinde de büyüme trendini sürdürmeyi başarmıştır. Gücünü ihracattan alan yüzde 7,4’lük büyüme, üretim, ihracat ve istihdamı önceleyen politikaların devamının önemini bir kere daha göstermiştir. Türkiye ürettikçe büyüyecek, büyüdükçe daha da güçlenecektir. Makina-teçhizat yatırımları kaleminde ilk iki çeyrekten sonra üçüncü çeyrekte de yüzde 17,5’lik yüksek bir artış var. Bu artış 2020’nin üçüncü çeyreğindeki güçlü baz etkisine rağmen elde edilmiştir. Diğer yandan özellikle yüksek talep sebebiyle stoklardan kullanım da devam ediyor. Böylesi bir küresel talebe hem yeni yatırımlarla hem de stoklarımızla var gücümüzle cevap veriyoruz."
.png)
English (United States) ·
Turkish (Turkey) ·