Ortalık sakinleştiğinde ise ayağının üzerine iki itfaiye erinin cesedinin düştüğünü fark eden Alaaddin Şırkat, itfaiyecilerin ayağının üzerinde son nefeslerini verdiğini kaydederek, "Ortalık sakinleşince kalkmaya çalıştım, kalkamadım. Sol ayağım dışarıda hareket ettirebiliyordum, ama sağ ayağımı çekemiyordum. Sonra döndüm baktım ayağıma, üzerinde iki kişi vardı. İtfaiye ekibinden olan ağabeylerimizden ikisiydi. İkisi ayağımın üzerinde son nefeslerini veriyorlardı. Birincisi öldü, öldükten sonra çok zor bir şekilde ayağımı çektim. Sert bir şekilde ayağımı çekerken yaralandım. Sonra diğerinin de öldüğünü düşündüm. Hemen arkalarında ise bir ceset daha gördüm ama ona bakmadım. Bakmadan da o şokla yukarıya, otoyola doğru koşmaya başladım."Yola çıktığında ise anlatmaya sözlerin yetmediği bir manzara ile karşılaştığını kaydeden Şırkat, "Otoyola ulaştığımda gerçekten anlatılmaz şeyler gördüm, anlatılmaz sesler duydum. İnsanların bağırmaları, sağlıkçıların, itfaiyecilerin cesetleri. Durumu anlatmaya söz yetmiyor" ifadelerini kullandı.
Otoyola çıktığında ise arkadaşlarını aramaya başlayan Şırkat, ilk olarak kameraman Bekir Özdemir'i gördüğünü anlatarak, "Yola çıktığımda bilincimi kaybetmek üzereydim. Gözüm karardı, başım döndü. Olay yerinden geçen otobüslerden inenlerden su istedim. Çöktüm su içtim, kendime gelmeye başladım, ayağa kalktım. Baktım, Bekir arkadaşımı gördüm. Bekir’in yanına gittim. Bekir'de pek önemli bir şey yoktu. Bana arkadaşları sordu, görmediğimi söyledim. Sonra da isimleriyle bağırmaya başladık. Olay yerinde herhangi bir cevap veren olmadı. Sonra olay yerinde aramaya başladık" dedi.Şırkat, İHA muhabirlerinden önce Muhammet Abdulkadir'in ardından ise Umut Yakup'un cesedini bulduğunu kaydetti. Şırkat, ''Devrilen ambulansın yanında Muhammet arkadaşımızın cesedi vardı, giysisinden tanıdım. Onu teyit edince bu kez Umut arkadaşımızı aramaya aşağıya, ilk olduğum yere gittim. Benim üstüme düşen itfaiyecilerin arkasında bir ceset vardı. Uzaktan tanıyamadım. Sonra Umut’un ne giydiğini hatırlamaya çalıştım. Siyah tişört ve lacivert kot giydiğini hatırladım, kıyafet aynıydı. Daha çok yanına yaklaştım, dikkatlice yüzüne baktım. Yüzünün rengi atmıştı, çok kötüydü. Dikkatlice bakınca Umut’un olduğunu anladım" şeklinde konuştu.Umut'un cesedini görmesine rağmen ekipte bulunan Bekir Özdemir'e durumu ilk etapta söyleyemediğini anlatan Tercüman Şırkat, "Sonra tekrar otoyola çıkmaya çalışıyordum, Bekir’i gördüm. Umut’u soran bir hareket yaptım. Yaptığım el hareketinden Umut’u görmediğimi düşündü. Yola çıktım, tekrar Bekir yanıma geldi, 'Umut nerede?' dedi. O anda kendisine Umut’un vefat ettiğini söyledim. Başın sağ olsun kardeşim, dedim. O da yıkıldı. Bekir’i sakinleştirmeye çalıştık" ifadelerine yer verdi.Kendileri gibi sağlık ve itfaiye ekiplerinin de büyük bir dram yaşadığını anlatan Şırkat, "Otobüste sıkışan insanlar vardı. Sağlıkçılar kötü haldeydiler, itfaiyeciler de öyleydi. Arkadaşları ile birlikte olay yerine gelen ekipler, mesai arkadaşlarını orada kaybettiler, cesetlerini gördüler'' ifadelerini kullandı.Kaza anında yaşanılanların benzerini memleketi Suriye'de yaşadığını anlatan Şırkat, "Benzer olayları Suriye’de yaşamıştım. Sanki ortalık savaş alanı gibiydi" dedi.
"Sadece yardım için durduk, haber yapmak aklımızda bile geçmedi"Şırkat, insanların yardım amacıyla yaptıkları hareketleri görünce yardım etmek amacıyla yolda durduklarını, ekipte bulunan 4 kişinin de tereddüt bile etmeden kazazedeler için yardıma koştuklarını kaydetti. O anda 'haber yapma' konusunun akıllarının ucundan bile geçmediğini vurgulayan Şırkat, "Biz orada kenara çekmemizi isteyen insanları görünce aklımıza sadece yardım etmek gelmişti. Herhangi bir görüntü alma, haber yapma gibi bir şey aklıma bile gelmemişti. Dördümüz de koşarak araçtan indik, o insanların yanına gittik.İlk kazanın hemen ardından, kendileri ile birlikte kaza yerinde birkaç sivil olduğunu, ekiplerin gelmesinin ardından ise İHA muhabirleri Umut Yakup Tanrıöver, Muhammet Abdulkadir Esen, kameraman Bekir Özdemir ve baklava almak için imalathanesine giden Mehmet Özsoy ile birlikte kendisinin kaldığını da kaydederek, ''Bizimle birlikte birkaç sivil daha vardı. Ekipler geldikten sonra sadece bir sivil kaldı. O da bizimle birlikte sedyeye yardım etti, yaralıyı taşıdı'' diye konuştu.
.png)
English (United States) ·
Turkish (Turkey) ·