Altaylı'nın “Genel başkan ile görüştünüz. Bunları ona da anlattınız mı sorusuna ise İmamoğlu, “Elbette anlattım. Fazlasını anlattım. Sahada gördüklerimi anlattım. Bunu yapmazsak yerel seçimlerin de riske gireceğini söyledim. Söylediğim hiçbir şeye hayır demedi. Olmaz demedi. Haksızsın demedi. Hep onayladı.” cevabını verdi. Daha sonra Altaylı ile İmamoğlu arasında şu diyalog yaşandı:– “Peki, bu değişim neyi kapsamalı sizce?”- Neyi gerektiriyorsa onu, ne gerekiyorsa onu.– “Genel Başkan değişimi de dahil mi buna?”
- Gerekiyorsa o da dahil…”– “Yerel seçimler öncesi partiyi parti içi mücadeleye sokmak iyi olmaz diyenler var.”
- Değişimin yarın bitmesi gerekmiyor ama bir an önce başlaması gerekiyor. Bu süreç içinde bir takvim belirlenir ve bu takvime göre her şey CHP'ye yakışır şekilde ilerler. Genel Başkan da onurlu bir şekilde süreci o yönetir. Ve sonunda birine el verir.– “O biri siz misiniz? Genel Başkan'a böyle bir şey söylediğiniz yazıldı, söylendi.”
- “Böyle bir şey ne dedim ne de derim. Ben ‘hiçbir şey olmamış gibi davranamayız. Oturup konuşmalı, değişimi başlatmalıyız, bunu başlatan da genel başkan olmalı' diyorum.”– “Partililerle, parti yöneticileri, diğer milletvekilleri ile konuşuyor musunuz bunları?”
- “Emin olun, ben kimseyi aramıyorum. Ama beni arayanlarla elbette konuşuyorum. Ama kimseyi aramıyorum.”– “Ama bir belediye başkanı, biraz da sert bir üslupla genel başkana bayrak açtı ve hep sizi öne çıkarıyor.”
“Bu durumdan memnun olduğumu da söyleyemeyeceğim.”– “Değişimden umutlu musunuz? Kemal Bey parti yönetimini değiştirdi, danışmanlarını yolladı.”
“Söylediğim gibi Sayın Genel Başkan ile yaptığım son görüşme çok olumlu geçti. Bir değişimin önünü açacağını zannediyorum. Bu mesele İmamoğlu'nun ya da başka birinin şahsi meselesi değil. Bu bir toplumsal mesele. Biz gidişattan memnun olmayan geniş bir halk kitlesine yeniden umut vermek zorundayız. Bu hayal kırıklığını yerel seçimlere kadar tamir etmemiz şart.”
.png)
English (United States) ·
Turkish (Turkey) ·