İnsanlık tarihi, bir “ savaş ve mücadeleler dizisi” olarak okunabilir. Diğer topluluklar ve kısıtlı kaynaklar üzerinde egemenlik kurma/koruma yönelişi, tarihi oluşturan esas itici güç ile kaynağı oluşturmuştur. İşaret ettiğimiz bu ham ve kaba dürtülerin; emperyal ve tahakküm kurucu temeller üzerinde, hemen daima, “heyecan ve birliktelik oluşturucu ulusal idealler” şeklinde formüle edilerek günümüze dek gelindiğini görüyoruz.